• HAYÂTÜ'S-SAHÂBE

    Ebû Hureyre

    Ebû Hureyre’nin ismi Cahiliye devrinde Abdüşems veya Abdüamr idi. İslam ile müşerref olduktan sonra ismi Abdurrahman veya Abdullah oldu. Ebû Hureyre, lakabıyla o kadar meşhur olmuştur ki, ismini zikreden neredeyse kalmamıştır. Bu sebeple ismi hususunda aşırı ihtilaflar ortaya çıkmıştır. Hureyre, ‘Hirra’ kelimesinin ism-i tasğiridir ve ‘kedicik’ demektir. İbn Abdilberr konuyla alakalı Ebû Hureyre’den şunu rivayet etmiştir: “Kolumun yeninde kedi bulunduğu bir sırada Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni gördü ve ‘Bu nedir?’ diye sordu. Ben ‘kedi’ deyince, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bana ‘Ya Ebâ Hureyre’ diye hitap etti.   Ebû Hureyre’nin Müslüman Olması Ebû Hureyre (radıyallahu anh) Hayber’in fethi (H. 7) yılında Müslüman oldu ve Hayber’in fethine Rasulullah (sallallahu…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    MÜSLÜMAN KARDEŞİNİ SEVMEYEN İMAN ETMİŞ OLAMAZ

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 7. HADİS-İ ŞERİF   عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ، حَتَّى يُحِبَّ لِأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ   Enes b. Malik (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz, kendisi için istediği şeyi kardeşi için istemedikçe (kâmil manada) iman etmiş olmaz.”[1]   Enes b. Malik Ensar-ı kiramdan olan Enes b. Malik (radıyallahu anh), sahabe-i kiramın ileri gelenlerindendir. 9 yaşındayken annesi Ümmü Süleym’in tarafından Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hizmetine verilmiştir. 10 sene Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hizmetinde bulunmuş ve bu zaman zarfı içinde Efendimizden en ufak incitici bir söz duymadığını söylemiştir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hizmetinden…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    EN HAYIRLI MÜSLÜMAN KİMDİR?

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 4, 5 ve 6. HADİS-İ ŞERİFLER   عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ Abdullah b. Amr (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Müslüman, diğer Müslümanların dilinden ve elinden emin oldukları kimsedir. Muhacir ise Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir.”[1]   عَنْ أَبِي مُوسَى رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَيُّ الإِسْلاَمِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: مَنْ سَلِمَ المـمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ، وَيَدِهِ Ebû Musa el-Eşârî (radıyallahu anh)’tan rivayet edilmiştir: “İnsanlar: ‘Ey Allah’ın Rasulü! İslam’ın en faziletli ameli nedir?’ diye sorduklarında Efendimiz (sallallahu aleyhi ve…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    İMANIN ŞUBELERİ

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 3. HADİS-İ ŞERİF عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَانِ Ebû Hureyre (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İman, altmış küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.”[1] Ebû Hureyre Ebû Hureyre’nin ismi Cahiliye devrinde Abdüşems veya Abdüamr idi. İslam ile müşerref olduktan sonra ismi Abdurrahman oldu. Ebû Hureyre (radıyallahu anh) Hayber’in fethi (H. 7) yılında Müslüman oldu ve Hayber’in fethine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber katıldı. Müslüman olduktan sonra da açlığa ve yokluğa sabrederek sürekli Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında bulundu. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    İSLAM’IN ŞARTLARI

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 2. HADİS-İ ŞERİF وَعَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ – صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ – بُنِيَ الإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ: شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَإِقَامِ الصَّلاَةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَالحَجِّ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ İbn Ömer (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “İslam, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğu iman etmek; namazı kılmak; zekâtı vermek; hac ve Ramazan orucu olmak üzere beş temel üzerine bina edilmiştir.”[1] İbn Ömer (radıyallahu anh) İbn Ömer (radıyallahu anh) Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e vahiy gelmeden bir sene evvel dünyaya geldi.  Küçükken babasıyla beraber Mekke’de Müslüman olmuştur.…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    EFENDİMİZİN (sallallahu aleyhi ve sellem) HİRAKL’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 1. HADİS-İ ŞERİF بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ، مِنْ مُحَمَّدٍ عَبْدِ اللَّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى هِرَقْلَ عَظِيمِ الرُّومِ: سَلاَمٌ عَلَى مَنِ اتَّبَعَ الهُدَى، أَمَّا بَعْدُ، فَإِنِّي أَدْعُوكَ بِدِعَايَةِ الإِسْلاَمِ، أَسْلِمْ تَسْلَمْ، يُؤْتِكَ اللَّهُ أَجْرَكَ مَرَّتَيْنِ، فَإِنْ تَوَلَّيْتَ فَإِنَّ عَلَيْكَ إِثْمَ الأَرِيسِيِّينَ ” وَ {يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَنْ لاَ نَعْبُدَ إِلَّا اللَّهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهِ شَيْئًا وَلاَ يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا أَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللَّهِ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِأَنَّا مُسْلِمُونَ “Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla… Allah’ın kulu ve elçisi olan Muhammed’den (sallallahu aleyhi ve sellem), Rum büyüğü Hirakl’e. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun. Besmele ve selamdan sonra… Seni İslam’a davet ediyorum. Müslüman ol ki…

  • Kitap Tanıtımı,  Sirâcü’l-Müttakîn

    Sirâcü’l-Müttakîn

    Câmiu’s-Sahîh İmam Buhâri’nin “Câmiu’s-Sahîh” isimli sahih hadis-i şerifleri bir araya topladığı eserinde İbn Salâh’ın tespitiyle 7275 hadis-i şerif bulunmaktadır. Bu hadis-i şeriflerin içerisinde senedinde değişiklik olduğu için farklı hadis sayılan, mükerrer rivayetler diye isimlendirdiğimiz tekrarlar bulunmaktadır. Tekrar çıkartıldığında kalan hadis-i şerif sayısı 4.000 kadardır. Zübdetü’l-Buhâri Buhâri üzerine çalışma yapan bazı âlimler, tekrarları ve Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sözlerine zemin hazırlayan olayları hadis-i şeriflerin içerisinden çıkartarak Buhâri’yi ihtisar etmiş, kısaltmışlardır. Ömer Ziyâeddin Dâğıstânî (ö. 1920) de, Buhâri’yi ihtisar eden âlimlerden biridir. “Zübdetü’l-Buhâri” isimli eserinde, Buhâri’de geçen, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kavlî (sözlü) hadislerini derlemiş ve toplam 1524 hadisi ihtiva eden bir kitap meydana getirmiştir. Sirâcü’l-Müttakîn Efendi Hazretlerimiz Mahmud Ustaosmanoğlu…

  • EFENDİMİZİN HAYATI

    EFENDİMİZİN RUM KRALI HİRAKL’İ İSLAM’A DAVET ETMESİ

    Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Hudeybiye’den döndükten sonra hicretin yedinci yılında Dihyetü’l-Kelbî vasıtasıyla Rum büyüğü Hirakl’e bir mektup gönderdi.[1] İbn Abbâs (radıyallahu anhuma)’ya Ebû Süfyan b. Harb şöyle anlatmıştır: “Bir ticaret kervanıyla beraber Şam’da bulunduğumuz sırada Kayser Hirakl bizi Kudüs’e huzuruna çağırttı. Bu olay Mekke müşrikleriyle Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in mücadele ettiği zamanlardaydı. Beni arkadaşlarımla beraber, Kayser Hirakl’in Rum büyükleriyle beraber oturduğu bir meclise götürdüler. Kayser, tercümanlarına: ‘Şu adamlara sorun, kendini peygamber zanneden adama nesep itibariyle en yakın olan kimmiş?’ dedi.  ‘Onun en yakın akrabası benim.’ dedim. Hirakl, yanına yaklaşmamı istedi ve yanımdaki arkadaşlarıma: ‘Şimdi ben bu adama kendisini peygamber zanneden kimse hakkında sorular soracağım. Şayet yalan konuşursa bana…

  • EMR-İ Bİ'L-MARUF

    SÖĞÜT/BİLECİK EMR-İ Bİ’L-MARUF ZİYARETLERİ

    Âlem-i İslam İlim ve Hizmet Derneği olarak aylık yaptığımız emr-i bi’l-maruf seferlerinin Şubat/2019 durağı, Bilecik ilinin Söğüt ilçesi oldu. Devlet-i Âliye’nin temellerinin atıldığı bu mübarek beldedeki türbeleri ziyaret ettik; insanlarla dini/manevi konularda hasbihal ettik. ŞEYH EDEBÂLİ HAZRETLERİ Seferimizin ilk durağı, Osmanlı Devletinin manevi kurucusu, Osman Gazi’nin hocası ve kayınpederi olan Şeyh Edebâli’nin kabri oldu. Aslen Karamanlı olan Şeyh Edebâli’nin ilk hocası, bir hanefî fakihi olan Necmüddîn ez-Zahidî’dir. Ez-Zahidî’de temel eğitimini alan Şeyh Edebâli daha fazla ilim tahsil etmek için Şam’a gitmiş ve dönemin meşhur alimlerinden dersler almıştır. Şeyh Edebâli, tefsir, hadis ve fıkıh alanında yeterli düzeyde ilim tahsil ettikten sonra Eskişehir civarında bir köye yerleşti. Kendi yaptırdığı tekkede talebe yetiştirmeye…

  • Ahlak

    EN HAYIRLI İNSANLAR VE CİHAT

    Sahabe-i kiram, Hazreti Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) kıymetli arkadaşları ve üzerlerine güneş doğan en hayırlı topluluktur.  Onlar vahyin inişine şahit olmuş, Cebrail’in (aleyhi’s-selam) esintisini hissetmiş güzide insanlardır. Yaşadıkları hayat ile Allah’ı (celle celalühü) o kadar razı etmişlerdir ki, bu rıza kendilerine daha dünyadalarken ayet-i kerime ile bildirilmiştir. Onlar din-i mübin-i İslam’ı bize ulaştıran tertemiz yolun ilk halkasıdırlar. Sahabe-i kiram, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) ifadesiyle, hidayet rehberleri ve Müminlerin numune-i imtisalleridir. Hidayet bulmamız için her işimizde örnek almamız gereken bu güzide insanları, cihat anlayışı hususunda da taklit etmemiz mühimdir. Bu sebeple onların cihat anlayışlarını, İslam için mücadelelerini ve bu mücadeledeki tavırlarını incelemeye ve razı olunan hayatlardan, razı olunacak olan…