• Sirâcü’l-Müttakîn

    Allah’tan En Çok Korkanınız Benim!

    Allahtan En Çok Korkanınız Benim SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 12. HADİS-İ ŞERİF   عنْ عائِشَةَ قالتْ: كانَ رسولُ اللَّهِ صلى الله عَلَيْهِ وَسلم إذَا أَمَرَهُمْ أمَرَهُمْ مِنَ الأَعْمَالِ بِما يُطِيقُونَ، قَالُوا: «إنَّا لسْنَا كَهْيَئتِكَ يَا رسولَ اللَّهِ إنّ اللَّهَ قَدْ غَفَرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأخَّرَ» فَيَغْضَبُ حَتى يُعْرَفَ الغَضَبُ فِي وجْهِهِ ثمَّ يَقُول:ُ إنَّ أَتْقاكُمْ وأَعْلَمَكُمْ باللَّهِ أَنَا   Hz. Aişe (radıyallahu anha) şöyle demiştir: “Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlara amellerden herhangi bir şey emredeceği zaman, güçleri yetecek (o amele devam edebilecekleri) şeyleri emrederdi. İnsanlar: “Biz senin gibi değiliz ya Rasulallah! Allah (celle celalühü) senin gelmiş geçmiş tüm günahlarını (günahın olmadığı halde) affetti. (Yani biz senden daha fazla amel…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    AHİR ZAMAN FİTNELERİNDEN SAKINMAK

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 11. HADİS-İ ŞERİF   عَن أبِي سَعِيدٍ الخُدْرِيِّ أنَّهُ قَالَ: قَالَ رسولُ الله صلى الله عَلَيْهِ وَسلم: يُوشِكُ أَن يَكُونَ خَيْرَ مالِ المُسِلِم غَنَمٌ، يَتْبَعُ بِهَا شَعَفَ الجِبالِ ومَوَاقِعَ القَطْرِ يَفِرُّ بدِينِهِ مِنَ الفِتَنِ   Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Müslümanın hayırlı malının koyun olması yakındır. (Zira) kişi koyunlarıyla dağ başlarına ve yağmurlu yerlere gider de dinini fitnelerden kaçırır.”[1]   Ebû Said el-Hudrî (radıyallahu anh) İsmi Sa‘d b. Mâlik’tir. Ensâr-ı Kiram’ın büyüklerindendir. Uhud Savaşında yaşı küçük olduğu için orduya kabul edilmemiş; sonraki 12 gazveye Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber katılmıştır. Babası Uhud Savaşında şehit olmuştur. Kendisinden 1170…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    ENSÂR-I KİRÂM’I SEVMEK İMANDANDIR

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 10. HADİS-İ ŞERİF   عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «آيَةُ الإِيمَانِ حُبُّ الأَنْصَارِ، وَآيَةُ النِّفَاقِ بُغْضُ الأَنْصَارِ   Enes b. Malik (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Ensâr’ı sevmek, iman alametidir. Ensâr’a buğz etmek de münafıklık alametidir.”[1]   Ensâr-ı Kirâm Ensar, yardımcı manasındaki ‘Nâsır’ kelimesinin çoğuludur ve ‘yardımcılar’ demektir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke-i Mükerreme’den Medine’ye hicret edenlere yardım eden Medineli Evs ve Hazreç kabilelerini, ‘Ensar’ olarak isimlendirmiştir. Daha sonra bunların çocuklarına ve kölelerine de Ensar denilmiştir. “İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü’minlerdir.…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    PEYGAMBER SEVGİSİ

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 8. ve 9. HADİS-İ ŞERİFLER   عَنْ أبِي هُرَيْرَةَ رَضِي الله عَنهُ: أنَّ رَسُول الله صلى الله عَلَيْهِ وَسلم قالَ: فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى أَكُونَ أحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ   Ebû Hureyre (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin olsun ki hiçbiriniz, ben, kendisine babasından da, evladından da daha sevgili olmadıkça (kâmil manada) iman etmiş olmaz.”[1]   Yedullah (Yed) Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde geçen “yed” ifadesi müteşabihattan yani manası insanlar tarafından bilinmeyen ifadelerdendir. “Yed” kelimesinin lügat manası, eldir. Allah Teala için, bir organ olan el düşünülemeyeceği için bu kelimeye lügat manası vermek doğru…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    MÜSLÜMAN KARDEŞİNİ SEVMEYEN İMAN ETMİŞ OLAMAZ

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 7. HADİS-İ ŞERİF   عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ، حَتَّى يُحِبَّ لِأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ   Enes b. Malik (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz, kendisi için istediği şeyi kardeşi için istemedikçe (kâmil manada) iman etmiş olmaz.”[1]   Enes b. Malik Ensar-ı kiramdan olan Enes b. Malik (radıyallahu anh), sahabe-i kiramın ileri gelenlerindendir. 9 yaşındayken annesi Ümmü Süleym’in tarafından Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hizmetine verilmiştir. 10 sene Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hizmetinde bulunmuş ve bu zaman zarfı içinde Efendimizden en ufak incitici bir söz duymadığını söylemiştir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hizmetinden…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    EN HAYIRLI MÜSLÜMAN KİMDİR?

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 4, 5 ve 6. HADİS-İ ŞERİFLER   عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ وَالْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ Abdullah b. Amr (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Müslüman, diğer Müslümanların dilinden ve elinden emin oldukları kimsedir. Muhacir ise Allah’ın yasaklarını terk eden kimsedir.”[1]   عَنْ أَبِي مُوسَى رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، قَالَ: قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَيُّ الإِسْلاَمِ أَفْضَلُ؟ قَالَ: مَنْ سَلِمَ المـمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ، وَيَدِهِ Ebû Musa el-Eşârî (radıyallahu anh)’tan rivayet edilmiştir: “İnsanlar: ‘Ey Allah’ın Rasulü! İslam’ın en faziletli ameli nedir?’ diye sorduklarında Efendimiz (sallallahu aleyhi ve…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    İMANIN ŞUBELERİ

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 3. HADİS-İ ŞERİF عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَانِ Ebû Hureyre (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “İman, altmış küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.”[1] Ebû Hureyre Ebû Hureyre’nin ismi Cahiliye devrinde Abdüşems veya Abdüamr idi. İslam ile müşerref olduktan sonra ismi Abdurrahman oldu. Ebû Hureyre (radıyallahu anh) Hayber’in fethi (H. 7) yılında Müslüman oldu ve Hayber’in fethine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile beraber katıldı. Müslüman olduktan sonra da açlığa ve yokluğa sabrederek sürekli Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında bulundu. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    İSLAM’IN ŞARTLARI

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 2. HADİS-İ ŞERİF وَعَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ – صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ – بُنِيَ الإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ: شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَإِقَامِ الصَّلاَةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَالحَجِّ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ İbn Ömer (radıyallahu anh)’tan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “İslam, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğu iman etmek; namazı kılmak; zekâtı vermek; hac ve Ramazan orucu olmak üzere beş temel üzerine bina edilmiştir.”[1] İbn Ömer (radıyallahu anh) İbn Ömer (radıyallahu anh) Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e vahiy gelmeden bir sene evvel dünyaya geldi.  Küçükken babasıyla beraber Mekke’de Müslüman olmuştur.…

  • Sirâcü’l-Müttakîn

    EFENDİMİZİN (sallallahu aleyhi ve sellem) HİRAKL’E GÖNDERDİĞİ MEKTUP

    SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 1. HADİS-İ ŞERİF بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ، مِنْ مُحَمَّدٍ عَبْدِ اللَّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى هِرَقْلَ عَظِيمِ الرُّومِ: سَلاَمٌ عَلَى مَنِ اتَّبَعَ الهُدَى، أَمَّا بَعْدُ، فَإِنِّي أَدْعُوكَ بِدِعَايَةِ الإِسْلاَمِ، أَسْلِمْ تَسْلَمْ، يُؤْتِكَ اللَّهُ أَجْرَكَ مَرَّتَيْنِ، فَإِنْ تَوَلَّيْتَ فَإِنَّ عَلَيْكَ إِثْمَ الأَرِيسِيِّينَ ” وَ {يَا أَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَنْ لاَ نَعْبُدَ إِلَّا اللَّهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهِ شَيْئًا وَلاَ يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا أَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللَّهِ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِأَنَّا مُسْلِمُونَ “Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla… Allah’ın kulu ve elçisi olan Muhammed’den (sallallahu aleyhi ve sellem), Rum büyüğü Hirakl’e. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun. Besmele ve selamdan sonra… Seni İslam’a davet ediyorum. Müslüman ol ki…

  • Kitap Tanıtımı,  Sirâcü’l-Müttakîn

    Sirâcü’l-Müttakîn

    Câmiu’s-Sahîh İmam Buhâri’nin “Câmiu’s-Sahîh” isimli sahih hadis-i şerifleri bir araya topladığı eserinde İbn Salâh’ın tespitiyle 7275 hadis-i şerif bulunmaktadır. Bu hadis-i şeriflerin içerisinde senedinde değişiklik olduğu için farklı hadis sayılan, mükerrer rivayetler diye isimlendirdiğimiz tekrarlar bulunmaktadır. Tekrar çıkartıldığında kalan hadis-i şerif sayısı 4.000 kadardır. Zübdetü’l-Buhâri Buhâri üzerine çalışma yapan bazı âlimler, tekrarları ve Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sözlerine zemin hazırlayan olayları hadis-i şeriflerin içerisinden çıkartarak Buhâri’yi ihtisar etmiş, kısaltmışlardır. Ömer Ziyâeddin Dâğıstânî (ö. 1920) de, Buhâri’yi ihtisar eden âlimlerden biridir. “Zübdetü’l-Buhâri” isimli eserinde, Buhâri’de geçen, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in kavlî (sözlü) hadislerini derlemiş ve toplam 1524 hadisi ihtiva eden bir kitap meydana getirmiştir. Sirâcü’l-Müttakîn Efendi Hazretlerimiz Mahmud Ustaosmanoğlu…