• Abdest

    ABDESTİN ADAPLARI NELERDİR?

    Sünnet ile edebin arasındaki fark şudur: Sünnet Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sürekli devam ettiği; neredeyse hiç terk etmediği fiillerdir. Edepler ise Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in nadiren yaptığı fiillerdir.[1] Başı mesh etmenin keyfiyeti; abdest alırken uzuvları ovmak; abdestin her bir fiilinde kelime-i şehadet okumak; abdest alırken bazı duaları okumak gibi fiiller abdestin adaplarındandır. [1] Alauddin es-Semerkandî, Tuhfetü’l-Fukahâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2009, 1/14

  • Abdest

    ABDESTİN SÜNNETLERİ NELERDİR?

    Abdestin sünnetlerini üç başlık altında 20 madde olarak zikredebiliriz. Abdestten önce yapılması gereken tek sünnet istincadır. İstinca, kan, meni, idrar ve dışkı gibi necasetlerin çıkmış oldukları yerleri su, taş, balçık veya temizlenmek caiz olan herhangi bir şeyle temizlemektir.   Abdeste başlarken yapılması gereken sünnetler üç tanedir: Niyet, İmam Şafi’ye göre farzdır. Teyemmümde niyet ise icma ile farzdır. Besmele okumak. Şafi mezhebinden besmele okumanın da farz olduğunu söyleyenler de olmuştur. Bir kabın içerisinden abdest alan kimsenin, ellerini kaba daldırmadan önce ellerini bileklerine kadar yıkaması. Zira ellerindeki necaseti suya bulaştırma tehlikesi vardır.   Abdest esnasında yapılması gereken sünnetler on altı tanedir: Mazmaza ki, ağza su vermek demektir. İstinşak ki, burna su vermek…

  • Abdest

    ABDESTTE AYAKLARIN MESH EDİLMESİ CAİZ MİDİR?

    Her ne kadar bazı âlimlerden ayakların mesh edilebileceğine dair rivayetler yapılsa da sahih olan görüş cumhur ulemanın beyanına göre ayakları yıkamanın farz olmasıdır. Zira müteehhir ulema abdestte ayakların yıkanmasının farz olduğu hususunda icma etmiştir. [1] [1] Alauddin es-Semerkandî, Tuhfetü’l-Fukahâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2009, 1/11

  • Abdest

    BAŞIN MESH EDİLMESİNDEKİ MİKTAR NEDİR?

    Mesh edilecek miktar hususunda ulema ihtilaf etmiştir. Hanefi mezhebinin üç büyük âliminden nakledilen, elin üç parmağı kadar yerin mesh edilmesinin yeterli olacağıdır. İmam Züfer ise, başın dörtte birinin mesh edilmesi gerektiğini savunmuştur. İmam Kerhi ve İmam Tahavi ise alın perçemi manasına gelen nasiye miktarının mesh edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu da herkesin kendi alnı kadar bir miktardır. Maliki ve Hanbelilere göre başın tamamın mesh edilmesi gereklidir. Şafi mezhebine göreyse mesh edilmesi yeterlidir, miktarı yoktur. Meshin, en az elin üç parmağı kadar olması gerektiğini savunan imamlarımızın delili şudur: Mevla Teâlâ başları mesh etmeyi emretmiştir. Mesh aleti ise elin parmaklarıdır. Bir şeyin yarıdan fazlası tamamı sayılacağı için üç parmak elin tamamı makamına…

  • Abdest

    ABDESTTE DİRSEKLERİ YIKAMANIN HÜKMÜ NEDİR?

    Her ne kadar İmam Züfer’e göre dirsekleri yıkamak farz değilse de sahih olan görüşe göre farzdır. Zira el denen organ kol ve pazu olmak üzere iki kısımdan oluşur. Kolu yıkamak farz, pazuyu yıkamak farz değildir. Bu ikisinin arasını ayırmak mümkün olmadığı için ihtiyaten dirsekleri yıkamak farzdır.[1] [1] Alauddin es-Semerkandî, Tuhfetü’l-Fukahâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2009, 1/9

  • Abdest

    SAKALLI OLAN KİMSENİN ABDESTTE SAKALIN ALTINI YIKAMASI GEREKİR Mİ?

    Sakallı olan kimse için iki durum söz konusudur. Şayet sakalı kısaysa ve bakıldığında dipleri görünüyorsa sakalın dibine suyu ulaştırması farzdır. Ancak yüzü görünmeyecek kadar sakallı olan kimselerin sakalın dibine suyu ulaştırmasına gerek yoktur. Sakalın görünen kısmını yıkamaları yeterlidir. Çeneden aşağı sarkan sakalı yıkamak hiçbir durumda farz değildir. Zira çenenin altı yüz tarifinin dışındadır. [1] [1] Alauddin es-Semerkandî, Tuhfetü’l-Fukahâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2009, 1/8-9

  • Abdest

    ABDEST NE DEMEKTİR?

    Farsça bir kelime olan abdest, el suyu manasına gelmektedir. Arapça karşılığı ise temizlik manasına gelen “vuzu” kelimesidir. Abdest, yıkama ve mesh etme olmak üzere iki hususu şamildir. Bir uzvu yıkamak, suyu o uzuv üzerinde akıtmaktır. Mesh etmek ise suyu mesh bölgesine ulaştırmaktır.[1] [1] Alauddin es-Semerkandî, Tuhfetü’l-Fukahâ, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2009, 1/8

  • Abdest

    ABDESTİN FARZLARI NELERDİR?

    Abdestin farzı dört tanedir. Birincisi, Mevla Teâlâ’nın “Yüzlerinizi yıkayın!”[1] emrinden dolayı yüzü yıkamaktır. Yüzün sınırı, uzunlamasına, saçların bittiği yerden çenenin altına kadar olan kısımdır. Enlemesine ise kulak memelerinin arasında kalan bölümdür. Yüz, “İnsanın yüzüne bakıldığında görünen yer” olarak da tarif edilmiştir. Yüzünde sakal olmayan kimsenin tarif etmiş olduğumuz aralığın tamamını yıkaması gerekmektedir. Sakallı olan kimse için iki durum söz konusudur. Şayet sakalı kısaysa ve bakıldığında dipleri görünüyorsa sakalın dibine suyu ulaştırması farzdır. Ancak yüzü görünmeyecek kadar sakallı olan kimselerin sakalın dibine suyu ulaştırmasına gerek yoktur. Sakalın görünen kısmını yıkamaları yeterlidir. Çeneden aşağı sarkan sakalı yıkamak hiçbir durumda farz değildir. Zira çenenin altı yüz tarifinin dışındadır. [2] Favori diye tabir edilen…

  • Abdest

    Özürlü Kimsenin Abdesti

    Abdesti bozup devam eden illete özür denir. Mesela burun kanaması, yaradan kan çıkması, idrar tutamama, gaz tutamama gibi. Herhangi bir özrün sabit olması için kamilen bir namaz vakti, abdest alıp namazı eda edecek fırsat vermeyecek şekilde devam etmesi gerekir. Sabit bir özrün devam etmesi içinse bir namaz vaktinden en az bir kere vuku bulması gerekir. Özürlü bir namazın vakti girince abdest alır, o namaz vakti içerisinde dilediği kadar nafile kılar. Ta ki abdest bozucu başka bir şey vuku bulmasın. Abdesti namaz vaktinin çıkmasıyla bozulur. Dolayısıyla sabah namazı için alınan abdest güneş ile beraber bozulur. Güneş doğduktan sonra alınan abdest öğle namazının vaktinin çıkmasıyla bozulur. İmam-ı Şafiye göre her namaz için…