Sirâcü’l-Müttakîn

Allah’tan En Çok Korkanınız Benim!

Allahtan En Çok Korkanınız Benim

SİRÂCÜ’L-MÜTTAKÎN 12. HADİS-İ ŞERİF

 

عنْ عائِشَةَ قالتْ: كانَ رسولُ اللَّهِ صلى الله عَلَيْهِ وَسلم إذَا أَمَرَهُمْ أمَرَهُمْ مِنَ الأَعْمَالِ بِما يُطِيقُونَ، قَالُوا: «إنَّا لسْنَا كَهْيَئتِكَ يَا رسولَ اللَّهِ إنّ اللَّهَ قَدْ غَفَرَ لَكَ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأخَّرَ» فَيَغْضَبُ حَتى يُعْرَفَ الغَضَبُ فِي وجْهِهِ ثمَّ يَقُول:ُ إنَّ أَتْقاكُمْ وأَعْلَمَكُمْ باللَّهِ أَنَا

 

Hz. Aişe (radıyallahu anha) şöyle demiştir: “Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlara amellerden herhangi bir şey emredeceği zaman, güçleri yetecek (o amele devam edebilecekleri) şeyleri emrederdi. İnsanlar: “Biz senin gibi değiliz ya Rasulallah! Allah (celle celalühü) senin gelmiş geçmiş tüm günahlarını (günahın olmadığı halde) affetti. (Yani biz senden daha fazla amel etmeliyiz ki kurtulalım.)” dediler. Bunun üzerine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gazaplandı hatta gazap emaresi mübarek yüzlerinde belirdi. Sonra şöyle buyurdu: “Sizin içinizde Allah’tan en çok korkan da, onu en iyi bilen de benim!”[1]

 

Hz. Aişe (radıyallahu anha)

Hz. Ebûbekir (radıyallahu anh)’ın kızı olan Hz. Aişe, küçük yaşta Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ile evlendi. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat ettiğinde 18 yaşındaydı ve yaklaşık 65 yaşında hicretin 55 veya 58. senesinde Ramazan ayında vefat etti.

İnsanların fetvalarına cevap veren fakih sahabîlerden biri olan Hz. Aişe, aynı zamanda çok hadis-i şerif rivayet edenlerden biridir. Kendisinden 1210 hadis-i şerif rivayet edilmiş ve bunlardan 174 tanesini Buhârî ve Müslim ittifakla rivayet etmiştir.[2]

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Hz. Aişe hakkında şöyle buyurmuştur: “Aişe’nin diğer kadınlara üstünlüğü tiridin (Araplar arasında en kıymetli olan yemek) diğer yemeklere üstünlüğü gibidir.”[3]

 

Daima Ümmetini Düşünen Bir Peygamber

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hadis-i şerifte beyan edildiği üzere, insanlara devam edebilecekleri şeyleri emreder, devam etmekte zorlanacakları amelleri emretmezdi. Şu hadis-i şerifler Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bu husustaki tutumunu göstermektedir:

“Şayet ümmetime zor olacağından korkmasaydım onlara her namaz vakti misvak kullanmayı emrederdim.”[4]

“Ümmetime zorluk olmayacağını bilseydim hiçbir seriyyeden (gaza için çıkan birlikten) geri kalmazdım.”[5]

“Kişinin gece yarısı kılacağı 2 rekât namaz kendisi için dünya ve içerisindekilerden daha hayırlıdır. Şayet ümmetime zorluk olmayacağını bilseydim o iki rekâtı onlara farz kılardım.”[6]

 

Peygamberler Masumdur

Ehl-i Sünnetin cumhuruna göre Peygamberler ismet sıfatıyla mevsuf olduklarından, kasten büyük ve karaktere zarar veren -bir lokma hırsızlığı gibi- küçük günahları işleyemezler. Günah işlemekten Allah (celle celalühü) tarafından korunmuşlardır.[7] Bazı ayet-i kerimelerde, bu ve benzeri hadis-i şeriflerde nispet edilen günahtan maksat, Peygamberlerden sadır olan zelleler ya da daha iyiyi terk etmeleri suretiyle gerçekleşen hatalardır. Yine “Unutmaları suretiyle meydana gelen zellerdir.” de denilmiştir.[8]

 

Allah’tan En Çok Korkanınız Benim!

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’den ahiret hallerini, cennet ve cehennemi dinleyen bazı sahabîler Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelip, sürekli oruç tutacakları, evlenmeyecekleri gibi sözler sarf ettiler. Bunun üzerine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara, kendisinin evlendiğini ve bazı günler oruç tutup bazen tutmadığını ifade buyurdu. İmanların kuvvetinden dolayı bu kadar açıklamayla yetinmeyen sahabîler: “Ey Allah’ın Rasulü! Senin (günah bile denilmeyecek küçücük zellelerden oluşan) geçmiş ve gelecek günahların Allah tarafından affedildi. Bizim ise ne olacağımız belli değildir. Biz, senden daha fazla amel etmeliyiz.” dediler. Bunun üzerine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) kızgınlığı yüzünden belli olacak kadar gazaplandı ve: “Allah’ı en çok bileniniz de, ondan en çok korkanınız da benim!” buyurdu.

 

Sünnete Uygun Olan Az Amel, Sünnete Uygun Olmayan Çok Amelden Hayırlıdır

Müslümanın günahlardan kaçınmak hususunda çok dikkatli olması ve çok ibadet etmeye çalışması sünnete uyduğu müddetçe doğru bir hareket olur. Efendimizin sünnetine uymayacak şekilde çok amel etmek, bırakın sevap kazandırmayı, kişinin helakine bile vesile olabilir.

Müslüman, itidal üzere olmalı ve her halinde kendisine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’i örnek almalıdır. Evlenmemek, oruçsuz gün geçirmemek gibi sünnete muhalif olan eylemlerden kaçınmalıdır.


[1] Buhârî, İman, 11

[2] Bedrüddîn el-Aynî, Umdetü’l-Kârî, Dâr-u İhyâi’t-Türasi’l-Arabî, 1/166

[3] Buhârî, Enbiyâ, 33

[4] Buhârî, Cuma, 7; Müslim, Taharet, 15

[5] Buhârî, Cihad, 117; Müslim, İmâre, 28

[6] İbn Mübârek, ez-Zühd ve’r-Rakâik, 1/456, 1289;

[7] et-Taftazânî, Şerhu’l-Akâid, Dâru’ş-Şefka, 2017, 429

[8] el-Aynî, a.g.e., 1/167

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir